Thursday, July 26, 2007

vize in the air

bugun öğrenci vizesi için resmi başvurumu yapış bulunuyorum. yapış yapış sıcak havaya, defalarca git gel yapmak zorunda kalmama, konsolosluktaki kıl almancı kadına rağmen başardım. konsolosluktaki kıl almancı kadının saçları aynı benimki gibiydi. çemkirdi durdu. çocuk azarlar bi tavrı vardı. "bu dosyaların sırası karışmış ben mecbur muyum bunları sıralamaya" diye çıkışlar mı istersiniz, "bunlara bakmıştım baktığım dosyayı neden geri veriyosunuz!!!" diye bi grup dosyayı kafama atmalar mı istersiniz... dosyaların sıralamasına ait bi açıklama bişi olsa biyerde tamam dicem. konsoloslukta çalışıyosun ve almanyada ya da avusturyada doğdun diye neden daha üstün bi insan oluyosun onu anlamıyorum. sen önce telaffuzunu düzelt. kızdım bak. neyse nihayetingen başvurmuş bi insanım. bakalım okul açılmadan önce vize çıkıcak mı.

air konserine gittim. dimitrimu, ben, gizem ve erhan şeklinde bi dabıl deytimiz oldu. eğlendik. dimitrimuyla air eşliğinde yıldızları seyretmek çok güzeldi.

Tuesday, July 17, 2007

masstival izlenimleri

sırf araştırmacı gazetecilik aşkıyla gittiğim ve kendim için gittiysem namert olduğum masstival festivalinden edindiğim izlenimleri bildiriyorum sevgili gönül jelibonlarım.

park orman festival için süper bi mekanmış onu söylemek isterim öncelikle. serin çimenlik ağaçlık ortamlar, piknik alanı filan süper. öğlen sıcağında perişan olmak dışında bir alternatifiniz oluyor, gidip ağaçların altında serin serin oturabiliyosunuz ya da uyuyabiliyosunuz.

ilk gün levent yüksek'in grubu sıfır KM'yi dinledim. baya iyilerdi. levent yüksel şarkıları da çaldılar. uzun zaman sonra med cezir'i duymak güzeldi. bu arada her tarafta 8 yaşında avril tipli küçük kızlar vardı. annelerinin elinden tutup gelmişlerdi. avril öncesi dans çadırımsı mekanda avril şarkıları söyleyen ve hell yeah i'm the motherfucking princess diye bağıran minikler olması ilginçti. sonra avril çıktı. performansını çok beğendim, herkesi coşturdu. ayrıca evet itiraf ediyorum bazı şarkılarını seviyorum kendisinin. ilk çıktığında televizyonlarda gördüğümüz gerzek hareketler yapan avril gitmiş yerine evli barklı efendi bi avril gelmiş sayın okurlarım. o yüzden benden bi aferim aldı.

avril'in ardından koşa koşa pain of salvation'a gittik. kendilerini nasıl daha önce dinlememişim anlamış diilim. çok beğendim, şarkılarını da performanslarını da. çok sempatik buldum kendilerini ayrıca o solistin sesi nasıl bir sestir diye sormak isterim.

pain of salvation'ın ardından ana sahneye koştuk sinead o'connor dinlemek için. sinead seyirciyi hiç iplememesiyle kalbimi kırdı. ikinci şarkıdan sonra hello turkey mello turkey filan hiçbişey demeden "orda irlandalı var mı? iki tane varmış iyi. o zaman bu şarkı size" demesi de ilginç oldu. zaten kendisinde bi "akıl hastanesinden az önce çıktım" havası vardı. son şarkıdan önce "şimdi son bi şarkı çalıcaz sonra söz gidicez" dedikten sonra grubuna döndü ve "kasmayalım ya kolayda ne var?" şeklinde bişey söyledi. tüm ısrarlara rağmen bis de yapmadı. bütün bu sallamazlık beni benden alsa da yumuşak irlanda ezgileriyle mayışmak ve özellkle "you made me the thief of my heart" ile "nothing compares 2 u" aklımda kalan güzellikler.

sinead'den sonra sebastian bach dinlemeye alternatif sahneye koştuk gari. onu neden alternatif sahneye atmışlar anlamış diilim. sebo da baya sempatik sevimli bi adammış :P 18 and life çaldılar sevindirdiler seyirciyi. ben onun da performansını beğendim.

ikinci gün alternatif sahnenin ordaki serin ağaçlık alanda mayışırken çilekeş baya bi kafa sikti sayın okurlar. Y.O.K adlı şarkılarını severim, çaldıklarında da eşlik ettim, fekat sonrasında "yerli deftones'uz biz" şeklindeki çakma chino çığlıkları gerçekten gereksizdi. olmuyor olamıyor.

the answer adlı kuzey irlandanın bağrından kopup gelmiş güzide rock grubu benim ve diğer birçok dinleyicinin beğenisini kazandı yaban çileklerim. şarkılarını da beğendim, performanslarını da. enstrümanlarına hakim bir grup heyecanlı ve başarılı genç olarak tanımlamak isterim kendilerini. samimi ve sevimli olmaları da sempatimizi arttırdı. "konserden sonra havuz başında bira içicez, gelin takılın" dediler. gidicektik fekat climb'a takıldık gidemedik. climb'ı da 16 yaşından beri dinlemiyodum, baya nostalcik oldu. climb amca da bu nostalji fırtınasında kendini kabetmiş olucak ki kafa sallarken mikrofona çarparak ağzını burnunu sahneye bıraktı.

climb'dan sonra cake dinlemeye ana sahneye koştuk. cake baya güzel ve sevimliydi. playlistleri olmaması ilginç bi detaydı. "we don't use a playlist. we are not some jukebox prostitutes, we are open to your song requests so that we can serve you better" şeklinde bir şey dedi solist amca ama kelimesi kelimesine hatırlayamamış olabilirim yalan olmasın :P never there'den önce "this is a sad song because it's sad" şeklindeki açıklaması da ilginçti :) çok güzel ve eğlenceliydi kendileri.

cake'ten sonra bir tori heyecanı aldı bünyeyi. ben tori'yi harbiye açıkhava'da izlemiştim ama o zaman grubuyla gelmemişti. tori'yi grubuyla izlemek ayrı bişeydi. gözlerimi alamadım, hipnotize oldum diyebilirim. böyle bir performans... seyirciyle diyaloğu da gayet güzeldi. en çok yeni albümünden çaldı. yeni albümünü de sevdim ama precious things, bliss ve cornflake girl'de daha bi kendimden geçtim.

lauryn hill de neşeliydi ama biz dansedemicek kadar yorgunduk. nitekim bi süre sonra çimenlerde yatan insanlar arasındaki yerlerimizi aldık. bilindik şarkıları en sona bıraktılar. ready or not, killing me softly çaldılar yattığımız yerden mırıldandık. fekat burdan bir seslenişte bulunmak istiyorum. lauryn hill, sözüm sana! sen artık şarkı söyleme rap yap. zira ses yok. bu lafıma çok tepki aldım ama doğruya doğru kardeşim yok yani ikide bir gidiyo, detone oluyo, fazlaca çatallaşıyo. onun tarzı o diyen arkadaşlara da burdan kucak dolusu bir "hadi len"i borç bilirim.

nitekim benim çok zevk aldığım bi festival oldu. darısı diğer festivallerin kafasına.

günün sözü yaprak'tan geliyo: "çay yapmaya üşendim, bira var mı?"

Thursday, July 5, 2007

dimitri'ye misilleme

evet uzun bir aradan sonra bir misilleme çalışmasıyla geri döndüm sevgili sanat dostları. diğer klibi görmek için: 2mi3.blogspot.com