Saturday, December 27, 2008

bu sefer de türkçe yazalım

dün akşam bi barda biriyle tanıştım. arkadaşlarla dışarı çıkmıştık. hoop dans eğlence filan derken konuşmaya başladık.

aslında bikaç hafta önce başka biriyle tanışmıştım, ama kaçan kovalanırcılık oynamak istiyo galiba kendisi. benim de hiç halim yok öyle şeylere, yaş olmuş nerdeyse 25, ay ne gizemliiii birden bire mesaj yazmamaya başlıyo müthiiiş gibi bi tribe girmiyorum doğal olarak. eeeeeh diyorum. barış elçisi ancelina coli gibi geziyo zaten, uganda'da kafasına kimsesiz çocuk düşsün istiyorum.

neyse bu dün akşam tanıştığım arkadaş pek tatlı olmakla beraber italya'da yaşıyodu ve viyanaya bikaç günlüğüne ailesini ziyarete gelmişti. zaten şu avusturyalıların yerinde duranına rastlamadım. "evet dizimi kırdım viyana'da oturuyorum fasulye ayıklıyorum. burda ikamet ediyorum ve çalışıyorum, askerliğimi/sosyal hizmetimi yaptım, yarın akşam müsait misiniz annem sizi istemeye gelicekmiş" filan yok. "bikbik programıyla arjantine gittim, vikvik aracılığıyla bir süre yeni zelanda'da yaşadım, şimdi zimbabve'de çocuk esirgeme kurumunda çalışıyorum, ordan gemiyle güney amerika'ya geçicem, avusturya'ya bi arkadaşa bakıp çıkmaya geldim." arkadaşım iki dakka efendi olun. seksen günde devr-i alem nereye kadar? tamam güzel dansediyosun ama iki dakka belli bi yerde ikamet et. bence bu yüzden bunların toplumdaki genç oranı az.

ev arkadaşlarımdan biri de o akşam tesadüfen ordaydı. bütün gece gudubet faşo bi karıya yazdı. bi ara türkiye hakkında bişey diyodum, karı atladı "madem türkiye o kadar güzel, oraya geri dön!"sana ne lan y.rraam" demek isterdim ama baktım almanca olarak diyemiyorum bunu, onun yerine "ne alakası var şimdi benim dediğimle senin dediğinin, ben ne diyorum sen ne diyosun" dedim. "haa ben yanlış anlamışım başka bişi dedin sandım" filan dedi. masaya doğru eğilip "ne dediğimi bilmeden ne konuşuyosun o zaman?" dedim. bişi diyemedi. çok sinir oldum. döverim lan ben bunu modundayken italya'dan gelen arkadaş "şş tamam bırak o salağı" filan dedi sakinleştirdi beni. iyi oldu zira nereye dövüyorum, çöp gibi kollarımla... kafasına bişi atmak isterdim ama. küçük ceylan suratlı.

neyse dolayısıyla italya'dan gelen italya'da yaşadığı için çok fena yalan oldu. nedense email adresimi istedi "sana mail atarım" filan dedi ben de "aman boşver nası olsa mail filan atmican kasma" dedim "atarım niye atmiyim ki nasılsın napıyosun bugün kaç faşo öldürdün diye sorarım" dedi. iyi peki dedim ben de. 7/24 kovalıyorum gibi bi tablo oluştu ama gördüğünüz üzre bi bok yok ortada.


2 comments:

holly golightly said...

faşoya yazan camgözdür kesin kalıbımı basarım :P
kızım bırak avusturları ya "hak geçmesin" diye dolanıyolar, onlardan bize hayır gelmez

i am not your freud said...

ehehehe aynen öyle valla