Tuesday, March 10, 2009

dinle, konuşmamız lazım. neden oturmuyorsun?

şu anda yatağımdan bildiriyorum. yatmadan önce bazı merak ettiğim şeyler var:

  • annemlerin evinde çamaşırlar mis gibi kokuyo. benim evimde neden çamaşırlar yıkandıktan sonra tuhaf kokuyo? neden bir vernel ferahlığı alamıyorum ben çamaşırlarımdan? neden üstlerinde zıplama isteği uyandırmıyolar bende? neden kötü kokuyolar da mis kokmuyolar? benim deterjanımın sorunu ne ha?
  • burda neden mütemadiyen fırtına var? neden şemsiyeyle dışarı çıkınca şemsiyeyi kırıcak bozucak kadar hiddetli rüzgar esiyo? neden her allahın günü yağmur yağıyo? londra mı burası? londraysa "londrayım" desin ben de "awight guvna" diyim.
  • neden burda kimle tanışsam, arkadaş olsam vs ille de en az bir seneliğine başka bi ülkeye taşınıyo? niye yerinde duramıyo bu insanlar? ben devamlı yeni arkadaş bulmak zorunda mıyım? ya da gıcık ev arkadaşım niye zanzibar'a taşınmıyo mesela?
  • odam daha ne kadar dağılabilir? her gün kütüphaneydi haftasonu cafeydi ders çalışma modundayken ne ara oda toplicak vakit ve enerji bulucam?
  • neden ne kadar uyursam uyuyim uyanmakta zorlanıyorum? niye bi kere de "oh hoh günaydın yeni gün, günaydın kelebekler, hiçbir güç beni yatakta tutamaz artık, hayata gülümsüyorum" modunda kalkamıyorum da her sabah "ıııh hayııır mıııııı" diye suratımı ovuşturarak zorla kalkıyorum? güneş olmadığından olabilir mi?

sorularım şimdilik bu kadar. iyigeceler.

11 comments:

ecella said...

hahaahahahah içimi döküyorum bi sn.
sekercim, sıkıntın deterjanının anne evi misliğine kokmaması (markadandır artık ne alıyosan ,1 milyonucdan mı alıyosun napıyosun allah kahretsin), şemsiyenin kırılması (i love celal birsen) , arkadaslarının tasınması (DOST DEGİLLERMİS, olsalar tasınmazlardı :$ ), odanın dagınıklıgı ( bununla ilgili seninle konuşmuş hatta kahvaltı tabagı pazarlıgı bile yapmıştık) ve uyanamaman ( hattaken bigün unutucak telefonun seni uyandırmayı, ilelebet uyicaksın) olsun. mühim olan SAGLIK. SLDFLŞSKDŞFL

Cornflake Girl said...

çamaşır kokusunun farklılığını bende bizzat deneyipleyip, hayıflanmıştım aynen senin gibi.
oda toplama konusuna gelince, bence yine x birşey üzerine "kaybeden odayı toplar iddalarına" girmen : )

i am not your freud said...

kuzun - SUS LAN. saka lan saka konusabilirsin. celal birsen kim? ama dogru diyosun kanka BU DÜNYADA ÖLÜMDEN BA$KASI YALAN cCc nazliyarim_FB@hotmail.com. biri beni durdursun


cornflake yarim - ya o iddiaya girdik de nooldu? kaybedenler topladi mi odayi? TOPLADI MI??? bi iste kuzenim geldigi gibi ayagnin tozuyla cekip cevirmisti ama bu üstteki dürzü diil baska kuzen. o gelsin ona da toplaticam. nihehe

Cornflake Girl said...

kısııım düşünsene biz senle iddaya girermişiz, ben de kaybettim diye viyanaya gelmek zorunda kalırmışım, aaaay ne komik olur diiiğğğmiiii, yine çok şakacayım :P
ahahahah

i am not your freud said...

çok şakacısın ilahi sen! sana artık oturma izni çıkartıcam ayrıca.

Unintended said...

1) işin sırrı yumuşatıcı da, yumoş ayıcığını hatırla, küçükken gerzek gibi yumuşatıcı alana ayıcık bedava sanıp her yumoş'u görüşümde ayıcık neden yok diye hayıflanırdım, ağlamış bile olabilirim, o derece.
o gün bugündür aklıma kazındı, omo, persil hikaye yumoş bi tane..

2)hava konusunda diyeceğim yok, ne zaman dışarı çıksam trençkotumla iskeleye çıkıp sigaram elimdeyken "neden bu kadar bedbahtım, nedir bu tasa hayatım?" diyesim geliyor.

3)aynı şekilde oda arkadaşlarımın taşınma sıklığının adet periyodumla denk düşmesinden ötürü yeni gelene, lisedeyken kantinde çift kaşarlı tost sırası bekleyen bebeleri ite kaka geçip defleyen saygın "lise 4 ablası" muamelesi yapıyorum. "tuvalet kağıdının parasını paylaşalım mı" derse, önce bi tipine bak, erasmus ise b şıkkını seçip "yok bebeim, kıçını sildiğin kadar ödiceksin" de, mesafeni bilceksin.(ne alakaysa)

4)oda sadece misafir gelince toplanır, bunu öğren. insanların kaotik yaşam tarzımızdaki individüel mutlak düzenimize saygı göstermesini öğrenmeleri gerek.

5)madde ikiyle bağlantılı bu da.. güneş yok ablası, ne kelebeği, ne gülümsemesi.. bu karanlıkta vampir gibi gündüz uykularına mahkumsun. hayır benim istanbuldaki odamın hiç penceresi olmadı ordan biliyorum. norveçli emolar gibiyim maşallah, ışık terapisine gidicem.

ecella said...

kuzun kim yea?

ecella said...

ayrıca celal birsen şemsiyelerinden haberi olmayan yegane kişi olarak sana altın peşmerge ödülünü layık görüyor ve kargoya veriyorum.
KUZUN DA SENSİN! KUZENİM BEN.
İKİ CÜMLE YAZIYOSUN BARİ DÜZGÜN YAZ

i am not your freud said...

fakat ne yazık ki sokak boştu ece

ecella said...

pas.

i am not your freud said...

unintended - ben küçükken bi komşu teyze yiğeninden hep yumoş diye bahsettiği için yumoş ayıcığı onun yiğeni sanıyorum ve çok tanışmak istiyodum, hayranıydım çünkü. ciddi söylüyorum. çoook küçüktüm. tanışamadan büyüdüm. tanışsam nası bi hayalkırıklığı yaşardım acaba? hayır yumoş değil bu değiiil ühühüh diye

bugün güneş çıktı. insanlar güneş gözlüğü taktılar hemen, ben güneşi beynime kazımaya çalıştım.

misafir gelince odamı toplasam neyse odam dağınık diye misafir çağırmıyorum. mütemadiyen dağılıyorum bölünerek çoğalıyorum odanın içinde. penceresiz bi odada nası yaşanır aklım almadı. sana lazer tedavisi yapıcam, gözüne lazer tutup eki eki dicem emoluğun kalmaz o zaman.