Monday, April 27, 2009

uyuyamamak...




...mal bişey. hele saat 10'da uykudan bayılarak sızıp saat 12'de uyanıp uyuyamamak, mallık dünyasında "evlere şenlik" kategorisine ikamet etmekte.

arkadaşın erkek arkadaşını sevmemek çok pis bişey. "arkadaşımın aşkısın ve iğrenç bi insansın" durumlarında işler çok fena sarpa sarıyo. arkadaşın yanında çok fazla ileri geri konuşamazsın çoğu zaman. arkadaşın ağlayarak ayrılık haberini verdiğinde "öyle mi canım, bi saniye geliyorum" diyip lelelelele diye halaya koşarsın. o üzülür sen sevinirsin. mesela holly bi ara insanlık dışı bişeyle çıkıyodu, ciddilerdi de baya. arkadaş çevresinde bir tatsız telaş, bir hüzün hakimdi. "evlenirlerse ben o düğünde göbek atmam, atamam ulan" diye isyanlardaydım. neyse sonra avrupa birliğine uyum sürecinde insanlık dışı varlıklarla beraber olmak yasaklandı da tarihe karıştı bu skandal. how i met your mother'ın bi bölümünde ted diyodu ki "arkadaşlarımın sevgilim hakkında ne düşündüğünün hiç önemi yok ama sevgilimin arkadaşlarım hakkında ne düşündüğü çok önemli." bence arkadaşların ne düşündüğü de önemli olabilir. arkadaşların alayı kıl oluyosa bi durup düşünmek lazım. başımdan geçmişti vakt-i zamanında. daha çok düşünmeliymişim o dönem.

damdan düşer gibi karşıma çıkmış olan adamla sevgili mertebesine yükselmiş olmamız beni hem sevindiriyo hem de inceden kıllandırıyo. burda insanlar bi garip çünkü. birine deli divane de olsalar onunla "sevgili" olabiliceklerini düşünebilicek konuma gelmeleri için bi 2 ay geçiyo mutlaka. bizdeki gibi "tanıştık, bikaç kere buluştuk, aralarda mesajlaştık, en son buluşmamızda öpüştük, öyle çıkmaya başladık" şeklinde olmuyo çünkü. her türlü sevgilisel olaya girip "seni çok özlüyorum"lar aman da "senden çok hoşlanıyorum hep seni düşünüyorum"lar havada uçuşurken "oh bebeğim ilişki mi? buna hazır diilim daha birbirimizi o kadar tanımıyoruz" tepkisiyle karşılaşıveriyo insan. bikaç ay sonra ya kopuluyo ya da "evet şimdi ilişki konumuna geldik artık sevgiliyiz 1 2 3" şeklinde gelişiyo olaylar. hayır bu sadece benim başıma gelmiş bi göt ayağı diil. anladığım kadarıyla avrupa'nın topu bu model takılıyo. neyse işte hal böyleyken bikaç görüşmeden sonra "sevgili", "ilişki" falan duyunca afallıyo insan. "bu işte bi bit yeniği var kesin 3 çocuğu var bunun, bana söylemiyo" diye işkilleniyo. işin garip yanı, benim bu avrupai saçmalığı bu kadar normal karşılayıp aksini kıllandırıcı bulmam. türkiye'de olsa bu, hiç düşünmezdim "oha ne kadar çabuk sevgili olduk bunda bi iş var" falan diye. avusturya kraliçesi olduğumda yapılacaklar listesine yeni bir madde olarak ekliyorum bunu: ilişki öncesi belirsizlik süresi kısaltılacak. bi de çorapla sandalet giymek kesinlikle yasaklanacak. bence ağır cezası olmalı bunun.

No comments: