Saturday, June 13, 2009

ne biçim haziran lan bu?? laaaağğğnnn?!?!



haziran demeye bin şahit isteyen tuhaf bir ay içerisindeyiz avusturya sakinleri olarak. rüzgar yağmur gırla. haziran dediğin sıcak olur arkadaşım. hayır madem soğuk olacağdı neden mayıs sonunda temmuz havasıyla ağzımıza bal çaldın be hava durumu? neyse çok da şikayet etmemek lazım enazından ders çalışmama bahanelerimde azalma oluyo hava kötü olunca.

ev arkadaşım bugün 2 haftalık bir aradan sonra eve döndü. o anda farkettim ki o yokken hayat çok güzelmiş. gelir gelmez "ay ay banyo yaptıktan sonra duşu temizleyiciyle ovmamışsın, oy oy oy onu böyle yapma şöyle yap, vah vah vah tezgahı vimle silmeliyiz" diyip hızla yerleri ve etrafı silmeye başladı. hayır ev pis diil bişey diil, tezgah da temizdi sadece vimle silmeyi gerektiricek bi durum yoktu. benim bildiğim etrafta böyle leke meke olmadığı sürece arada bir toplu temizlik yapılır o zaman silinir etraf. sonra hunharca etrafa kokular sıkmaya, kokulu mumlar yakmaya falan başladı. öyle bi koku saplantısı var, minnacık evin her yerinde 78 tane farklı kokulu sprey, 54 mum, 35 tütsü var ayrıca mutfakta otomatik koku sıkıcısı var ki bi süre sonra raid yemiş sinek etkisi yaratıyo bende. nedir travması bi anlasam rahatlicaz. nevrotik bi durum var belli. bi de içeri girer girmez böyle yaygaracı bi şekilde ay ay diye evin içinde dört dönünce ben acaip huzursuz oldum. sonra dışarı çıktı bikaç saatliğine. geri gelince eyvah dedim, geldi! sardı korkular gelecek yıllar... bu sefer de kendimi "orayı ben yarın dezenfekte ederim, şurayı böyle yaptım hanımım olmuş mu, e o zaman ben artık müsadenizi istiyim evde çocuklar bekler" modunda buldum. bu durumda nası kendimi evde hissedicem bilmiyorum. umarım bi süre sonra birbirimize alışabiliriz ya da şehir dışında bi iş bulur da arada bir eve gelir, cevap veriyorum b seçeneği yarebbim dinimiz amin.

bugün biletimi aldım 11 temmuzdan itibaren türkiye'den bildiricem. gene aylaaar sonra ilk defa gelen insan psikolojisiyle "aa bu yoktu önceden, aa bu bina yeni mi, aa bunu değiştirmişler" dicem, insanlar da "ohooo bayadır var o hıh" diye beni bozucak biliyorum. en gıcığı da yeni geyiklerden falan haberdar olmuyorum bazen, bi reklamdı yeni bi gündemdi bişi oluyo gazetede yazmayan, insanlar onu konuşuyolar ben gurbetçi moduna geçiyorum, benle dalga geçiyolar sonra. bunun dışında bir buçuk ay boyunca yemek ve ev işi yapmak zorunda olmicamı düşünerek seviniyorum. (özlediğim insanları görmek falan kısmı zaten yani bariz bişey o yüzden onu belirtme ihtiyacı duymadım derken aa belirtmişim bile şimdi bak)

son olarak şunu söylemek istiyorum ki salihande bloğu sahtedir arkadaşlar yani birisi bu insanların resmini araklayıp dalga geçen blog açmış. bugün sözlükte gördüm tartışıyolardı "hayır değiiiil değiiiiil arkadaşım hande'nin ilkokuldan arkadaşıymış değiiil" diye. yapmayın etmeyin ben de demiyorum ki bu resimdeki insanlar yaşamıyo photoshop'la yaratmışlar onları, var tabi bu insanlar ama o blog onların diil. bi yandan da bu blogu açan kişi sözlük yazarı mıdır diye bi tartışma dönüyodu, çok akıllı birisi demiş ki yok olamaz o blog bütün forumlarda tartışılıyodu sözlükte sonradan başlığı açıldı. e tamam da "sözlükte sonradan başlığı açıldı, demek ki onu bi sözlük yazarı yazıyo olamaz" nasıl bi mantıktır? adam açmıştır o bloğu (kesinlikle erkek bunları yazan), çok sonradan onu keşfeden başka bi yazar da başlığını açmıştır sözlükte. yani bu blog gerçektir diye diretmek, fikirtepeliler blogu gerçektir diye diretmek gibi bişey. hatta ben onu aynı insanların yazdığından şüpheleniyorum. o yüzden gidip salihande bloguna "ahahah çok salaksınız ya inanamıyorum" yazmayın boşuna. "şaka gibisiniz yaa" da yazmayın, şakalar çünkü zaten. latife o latife. aman yazıcaksanız da yazın bana ne.

7 comments:

babegazelle said...

akla zarar seni bu ev arkın walla allah kolaylık versin salihande bu arada bencede feyk ama gene de çok eğleniorum yapandana llah razı olsun bedava stand up işte gerisine karışmam hahaha

Eliza Doolittle said...

Senin roomie'ler hep nev-i sahsina muhhasir oluyo! Sabir sabir...(haziran hollandada da ayni...grrrrr)

Aslı said...

Ay benim eski günlerimi gözümün önüne getirdin birden. Umarım kısa sürede bu acıların, tatlı anılara dönüşür :)

Bu arada söyle o ev arkadaşına; ev kokuları vs petrol içerdikleri için ciğerlere çok zarar veriyormuş. Belki cayar oda kokusu sevdasından. Mumlarla ilgili bildiğim bir şey yok. Öğrenirsem acil bildiririm :))

gwen + cats said...

eyvah ya. ev arkadaşın olacak karı bana benziyormuş. beraber yaşamak hiç kolay değil :/

i am not your freud said...

gazelle - evet eğlenceli olduğu kısmına katılıyorum zaten biz de ailecek severek izliyoruz. bu arada bu ev arkadaşım dediğim yeni ev arkadaşım, takip edebildin mi bilmiyorum. nerde manyak var bana koşuyo.

eliza - avusturya kraliçesi olduğum zaman haziran'da yaz havası olmasını zorunlu kılıcam. beatcana da söylerim o da yapar.

aslı - söylerim ama cayıcanı sanmıyorum zaten ciğer derdinde olsa sigara içmezdi. hayır anne sevgisinin yerine mi koymuş koku olayını anlamadım ki her yerde türlü türlü pahalı ev kokuları var onlar bitince bana aldırıcak diye korkuyorum. batarım valla.

gwen + cats - ya aslında iki taraf da biraz rahat olsa, düzenimi aynen muhafaza etmeliyim aynı tek yaşıyomuşum gibi modunda olmasa ama işte sorumluluklarını da bilse yaşanır gidilir de bana normal insan gelmiyo pek

neslihan deneri said...

Haziran'da Boston da aynıydı ne ilginç...
Bir de kendimi o ev arkadaşı gibi hissettim. Koku takıntım yok oradan kurtarır mıyım acaba?

i am not your freud said...

ehuhehe eyvah çok var eski ev arkım modeli insanlardan demek ki. allahtan yeni ev arkadaşım öyle diil