Thursday, November 26, 2009

düşünce gücüyle güneşe gittim

istatistikte regresyon analizi çalışmak istemediğimden dolayı bu nacizane blog yazısıyla çalışmalarıma ara veriyorum. bi nevi kaçıyorum yani. evet.

griffith yaşlı tonton bi amcayla olan sevimli bi anısını anlattığı yazısıyla gönül telimizi titretirken benim de serbest çağrışımımı tetikledi. ben de amca gördüm, benim de anılarım var:

3 sene önce falan, bi hastanenin psikiyatri polikliniğinde staj yapıyodum. çok ekşınlı bi staj diildi, hastalar genellikle depresyon şikayetiyle geliyodu ve sadece ilk geldiklerinde benim için ilginç olabilecek bişeyler duyma fırsatım oluyodu. tekrar gelirlerse eğer, psikiyatristle ilacın etkileri üzerine konuşup gidiyolardı, ikinci görüşmeler benim çok işime yaramıyodu.

gene bi gün, hastanenin bahçesinde oturuyodum. "ruh ve sinir hastalıkları hastanesi olsa daha çeşitli hastalar görürdüm, bi önceki staj daha iyiydi ya daha çok şey görüyodum, öğreniyodum" diye düşünürken yanıma bi amca oturdu. 70 yaşlarında. havadan sudan muhabbet açtı. havalar da ısındı evet heh heh. bi sigara yaktı, sonra bana dönüp "sen içmiyosun di mi kızım bak çok zararlı" dedi.

- e amca öyle diyosun ama sen kendin içiyosun
+ benim içmem lazım. vücudumun ihtiyacı varmış doktor söyledi.
- hehe nasıl yani? (amca benle kafa buluyo heralde diye suratını inceliyorum. gayet ciddi devam ediyo)
+ ben önceden geldim bu hastaneye, ciğer röntgeni çektirdim, doktor senin vücudunun nikotine ihtiyacı var dedi, günde iki paket sigara yazdı bana.


(uu beybi, olaylar ilginçleşmeye başladı.)


+ burda beyin tomografisi de çektirdim ben bi kere. benim beynim çok farklı bi beyinmiş. bilgisayar beyni gibiymiş. çok farklı çalışıyomuş.
- hmmm?
+ evet. ben düşünce gücüyle güneşe gittim geldim. kimse inanmadı bana. sonra mahçup oldular.
- düşünce gücüyle güneşe nasıl gidiliyo?
+ ben gittim. konsantre olmak gerekiyo. herkes gidemez. ben gittim ve döndüğümde dedim ki güneşin dışı sıcak ama içi soğuk, buz gibi. inanmadılar bana. sonra bilimadamları kanıtladı.
- güneş çok sıcak diil mi, yanmadınız mı?
+ düşünce gücüyle gittim ya o yüzden yanmadım
- anladım.
+ sonra inönü'ye mektup yazdım. meclise mektup yazdım. çok derin şeyler dönüyo. her şeyin bilinmesini istemiyolar.
- kim onlar?
+ bazı güçler var. biçok şeyin bilinmesini istemiyolar. konuşmamı istemediler. beni savaşa yollamaya kalktılar. ben savaşa gitsem ölürüm. beni tehlikeli gördüler yok etmek istediler.
- hangi savaş bu?
+ ikinci dünya savaşı. türkiye'nin ikinci dünya savaşına girmesini kim engelledi biliyo musun?
- kim?
+ bu karşında duran zat-ı muhterem! (bu cümleyi çok net hatırlıyorum) inönü'ye, meclise mektup yazdım öyle engelledim. (burda uzun uzun ne yazdığını anlattı ama hiç hatırlamıyorum 3 sene oldu malum)

(aralarda hatırlamadığım muhabbetler geçti, bi şekilde konu değişti)

- siz neden hastaneye geldiniz?
+ röntgen çektirmeye geldim. burası çok iyi bi hastane, çok iyi doktorlar var
- ben de psikiyatri'de staj yapıyorum. orayı gördünüz mü hiç? orda da çok iyi doktorlar var (nası çaktırmadan dürtüklüyorum bilinçaltını şşşş :P)
+ yok görmedim


gene aralarda hatırlamadığım muhabbetler sonucunda bana aynı zamanda ozan olduğundan bahsetti. şiirler okudu. şiirlerinin sonunda kendi adını kullandığı "aşık x der ki" şeklinde kısımlar vardı. derken röntgen saati geldi, gitti. ben de uzun zaman sonra tekrar son derece renkli bi şizofreni tablosu görmüş olduğum için hevesle DSM IV'teki şizofreni sınıflandırmalarını okumaya koyuldum.

3 comments:

Griffith said...

Düşünce gücüyle gittiği için yanmamış işte.Bence gayet mantıklı bir açıklama.Ama yine de bir doktora görünmesinde fayda var tabi.:D

Avusturya'da bu kadar deliyi bir arada göremiyorsundur herhalde?:)

i am not your freud said...

sen deli misin (höhöhö) hepsi freud'un memleketinde toplanmış. her gün bi deli görmezsem başıma taş yağar

kurabie said...

ben de manisada staj yapmistim baya renkliydi(:
adamin nikotini eksik ama yetenekli nabicaksin:D