Tuesday, November 24, 2009

mütemadiyen uykusu olan bi insanım

geçtiğimiz haftalar mı çok doluydu yoksa ben mi bi şekilde zamanımı daha iyi kullanabilmeye başladım, nası oldu bilmiyorum ama biraz rahatladım bu aralar. gene yapıcak işlerim var ama arada yapmak istediğim diğer şeyleri de yapabilmeye başladım. tahtalara vurunuz.

dün 500 days of summer'ı izledim, çok beğendim. dvd çekimi çıkmış, indirin izleyin. hikaye çok güzel, anlatım şahane. aynı zamanda da eğlenceli.

bugün öğretmenler günü ve freddie mercury'nin ölüm yıldönümü. öğretmenler günü kutlu olsun ve freddie mercury huzur içinde yatsın.

ayşe arman çok bayık bi scarlett johanson röportajı yapmış. sabah bilgisayar başında gözlerimi ovuşturarak ayılmaya çalışırken unintended hışımla röportaj linkini yolladı (hışımla link yollamak) ve scarlett'a saydırmaya başladı, ardından da o kadın dünyada var oldukça diğer bütün kadınların kendilerini "küçük hüsniye" gibi hissediceklerini iddia etti. hüsniye burda hüsamettin'in dişi versiyonu olarak kullanılmıştır. unintended "şu dünyada scarlett johanson dışında kimsenin kötülüğünü istemiyorum" demiş bi kişidir. bu arada hanım ablamız romantik komedilerin demirbaşı olan ryan reynolds'la evliymiş. o adamda da ne six pack varmış arkadaşım. magazin servisinden unintended sağolsun haberdar etti beni. bu ilginç görüntüler ve geyik röportaj sonrasında hala uykulu olarak "he oldu o zaman ben derse gidiyorum" diyip evden çıktım. hala da ayılabilmiş diilim. neden bilmiyorum ama çok yorgunum. derste gözlerimi açık tutamayınca kalkıp tuvalete gidip yüzümü yıkamak zorunda kaldım. sonrasında da "neden böyle yorgunum? yorucu bişey de yapmadım dün, ulan domuz gribi olmayayım?" diye paranoya yapmaktan da geri durmadım.

domuz gribi demişken, geçenlerde babam telefon edip domuz gribine dikkat etmem gerektiği konulu uzun bi konuşma yaptıktan sonra ağzımı burnumu maskeyle kapatıp gezmemi önerdi. her ne kadar olaydan ödüm patlasa da sokaklarda rahmetli michael jackson gibi gezmeye henüz hazır diilim. toplumsal endişelerim sağlıksal endişelerimin önüne geçiyor sevgili çilekli milkshake'lerim.

3 comments:

Aslı said...

sokakta rahmetli michael jackson gibi gezmek :)

Eliza Doolittle said...

Ay ben de tam o cumleye kopmustum Aslicim cok yasa :)
Freudcum tahtalara tik tik tik, Scarlett sende cokomilk oldu bu ara ama, her daim karsinda belirmenin bi yolunu da buluyo yahu!

i am not your freud said...

hehe

sorma ya her fırsatta çıkıyo karşıma