Saturday, December 12, 2009

akşamdan kalma cumartesisi



dün akşam ev arkadaşlarım ve unintended adlı ex blogger'la dışarı çıktık. dansettik mansettik. ev arkadaşlarımdan alman olanı her zamanki gibi gecenin ortasında kayıplara karıştı. kendisinin veda etmeden ortamı terketme gibi ilginç bi huyu var. bi keresinde "bi saniye biramı tutar mısın" diyip yok olmuşluğu var. ciddiyim. avusturyalı olan ev arkadaşım öyle diil, o bizle dansetti. sonra unintended buralarda ingilizce hiphop yaparak para kazanmaya çalışan afrikalı bi adamdan bi sonraki klibinde oynaması için teklif aldı. bugün kendisinin önceki klip çalışmalarından güzide bi parça izleyip unintended'ın orda üzerine para fırlatılan dudakları kör edici parlaklıktaki bikinili kızlardan biri olması fikriyle eğlendik.

bar kapanınca ve çalışanlar bizi postalayınca ev arkadaşım eve gitti, biz de unintended'la cebimizdeki son paraları birleştirip yemek yedik. içki sonrası sabaha karşı çok acıkmışken yenilen yemek dünyanın en güzel yemeği olabilir. dönerciler olmasa burda aç kalırdık heralde.

bugün de bir akşamdan kalma cumartesisi klasiği olarak 4'te uyanıp bizim ordaki pizzacıdan bol sarmısaklı, ıspanaklı, peynirli ve mısırlı pizza aldım, komik videolar eşliğinde afiyetle yedim ve litre litre su içtim. herhalde içki içme işlemi esnasında bolca su tükettiğim ve eve gitmeden önce yemek yediğimden olsa gerek başım ağrımadı ama tabii ki aptal gibiydim. akşam çıkmak falan pek güzel de ertesi günün komple yalan olması bazen üzüyo beni. yarın da her pazar olduğu gibi "akşam saat 8e kadar istatistik ödevimi teslim etmeliyim" stresiyle ödevi bitiricem. o esnada ev arkadaşlarım pazar günü miskinliği tadı yakalicaklar.

bu her hafta günlerce ödevini yaptığım istatistik çok korkunç bi ders. tahtaya kalkıp soru çözüp hocanın yöntemin hakkındaki sorularını cevaplaman gerekiyo. bana henüz sıra gelmedi ama her seferinde aha adımı söyledi söylicek stresiyle ter döküyorum. ter döküyorum derken mecazi anlamda diil, bildiğin terliyorum. lisede sözlüye kalkmaktan fena bi durum.

incilerin efendisi başak'tan yine uzun süredir haber alınamıyor. yakın bir zamanda yeni incilerle aramıza dönmesidir dileğim.

he bu arada anarşikle 2 haftadır konuşmuyoruz. en son 2 hafta önce görüştüğümüzde bişeye bozuldum tripcinas ayrıldık, o zamandan beri aramadı ben de aramadım, bu şekilde yalan olduk yani. şu anda "savaş-kaç" mekanizmasının "kaç" kısmının verdiği ağırlıkla ev arkadaşımı bile aramıyo (aslen ev arkadaşımın arkadaşı kendisi). ben de yeni maceralara yelken açıyorum desem yalan olur bi boka yelken açtığım yok zira. geçenlerde sokakta biriyle çarpışıp kitaplarımı düşürerek tanışma ihtimalimin akşam çıktığımda kayda değer biriyle tanışma ihtimalimden daha yüksek olduğunu farkettim. insanlar nerde tanışıyo merak ediyorum. bileniniz varsa bana anlatsın ok tşk kib byz

6 comments:

Eliza Doolittle said...

Freudcugum, aksam disari cikmanin tek sevimsiz yani bence de ertesi gunun komple yalan olmasidir! Dedigin gibi bol su ve kalkinca diil, yatmadan icilen alka seltzer olayi oldukca toparlasa da, bi salaklik hali agir basiyor. Severim yine de :)

i am not your freud said...

ooo abla hoşgeldiniiiiz :) ya bazı insanlar o salaklık haline rağmen bişeyler sığdırıyolar o güne, dışarı mışarı çıkıyolar. ben öyle günlerde yemek yapıcak halim olmadığı için klasik pizza almak için dışarı çıkıyorum bi tek, onun dışında yatağımdan pek fazla uzaklaşamıyorum.

Martha said...

ya valla alakasız bir insanım ama yorum yapamadan geçemiciğim. kursa mursa git orda tanışırsın milletle, almanca kursuna git. üniversitedesin ayrıca, ordan daha iyi ortam nerde bulacaksın. ne güzel ulan ah be.

pharaoh said...
This comment has been removed by the author.
pharaoh said...

bak ben sana soyliym freudum. allah o istatistik dersinin belasini versin. o bozdu senin enerjini. insallah en kisa zamanda coz su sorunu, bitti gitti de, bak nasil keyfin yerine gelecek, anarsigi de takmicaksin, hemencecik de "aa hayat ne guzelmis, hadi cikalim eglenelim" derken yeni birileriyle tanisicaksin. bak your personal psychic konusuyor, ona gore :)

i am not your freud said...

martha - yap yap çok severim yorum almayı. almanca kursuna gitmek istemiyorum artık, zamanında gittiğimde de herkes 19 yaşında viyanaya yeni gelmiş tiplerdi. dans kursuna gidiyorum, orda da sadece kızlar var. üniversitedeyim evet ama herkes benden küçük :) burda master olmadığı için ben bazı dersleri alıyorum bazılarını almıyorum, aldığım derslerde de herkes 20 yaşında falan. bakalım belki yeni derslerim farklı olur

pharaoh - ya istatistik beni çok bozdu sorma ama kurtulamıyorum malesef mezun olana kadar hep istatistik almam lazım. anarşiği takmıyorum, haftasonları çıkıp eğleniyorum da ama düzgün birileriyle tanışma kısmı hep bi imkansıza yakın :)