Tuesday, March 31, 2009

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

unintended'ın sarayından bildiriyorum. bugün giriş sınavlarımdan ilkinin sonuçları açıklandı. geçebilme umuduyla aylardır sabah akşam çalıştığım iki kazık ötesi sınavdır kendileri. sayfanın açılmasını beklerken ve sinirle tırnaklarımı masaya vururken birden sayfanın açılmasıyla ilk sınavdan geçtiğimi gördüm!!!! bi anda esra ceyhan'ın programındaki deliren adama dönüşüp çığlıklar atarak havalanırken (havalandım, şahitlerim var) unintended da bir tarık mengüç gibi korkarak kaçtı. bu gerçekten oldu.

netice itibariyle çok mutluyum. ikinci sınav daha açıklanmadı, ne zaman açıklanıcak bilmiyorum ama ondan pek umutlu diilim açıkçası çünkü kötü geçti, ama ondan kalsam bile ilk sınavı geçtim artık ona bi daha girmek zorunda diilim!! bunun bana verdiği his bir road runner yakalamış coyote'ninkinden aşağı kalmaz bence.

gündemin diğer başlıkları arasında kozmetik dükkanında sinir krizi geçiren unintended var efendim izliyoruz.

bugün akşam saatlerinde ismi açıklanmayan bir kozmetik dükkanında kendine gözaltı kapatıcısı arayan unintended (23) adlı türk vatandaşı, ürün deneme sırasında parlak ışık ve dev aynasının etkisiyle kaşlarının çıkmış olduğunu görüp sinir krizi geçirdi. "KAŞLARIM ÇIKMIŞ ALLAHIM ÇOK İĞRENÇ GÖRÜNÜYORUM KAPATICI DA TUTMUYO" diye bağırarak reyondan uzaklaşan unintended'ı o esnada olay mahallinde bulunan Eröristan cumhurbaşkanı Ayem Natyorfroyd sakinleştirdi. unintended, "tamam olabilir, kaşların çıkmış olabilir, alırsın olur biter, hem kapatıcı niye tutmasın?" diyen Natyorfroyd'a cevaben "OLMUYO İŞTE HİÇBİŞİ TUTMUYO ÇIKALIM BURDAN" şeklinde çığırdı. dükkan çıkışında görüşlerini aldığımız unintended, aşırı tepki verdiğini itiraf ederek neden böyle yaptığını bilmediğini açıkladı.

evet bu da gerçekten oldu.

Sunday, March 29, 2009

he's just not that into you

diğer blogumda bu filmden ve filmin çıkış noktası olan kitaptan bahsetmiştim. sonra oraya bi de bi link koydum ama buraya da koymak istiyorum. bu bloğun başı kel değil bence.

he's just not that into you filminde olmayan 10 romantik film klişesi:

http://www.youtube.com/watch?v=I7C6ym5gf5s&NR=1



çok güldüm.

google analytics'le gönül telimizi rezonansa uğratanlar




adlı poroğrama hoşgeldiniz. bugünkü konuklarımız, google'da yaptıkları aramalar sonucunda bloguma teşrif edenler. izliyoruz efenim.

  • gay görüntüleri: "irlanda görüntüleri" aramasından sonra ilginç olmuş gay görüntüleri. son derece entellektüel bir arama. videosu pornosu diil, görüntüleri.

  • "squeeze the cheeks" site:blogspot.com: böyle bişey var demek ki.

  • almanca gözlerin çok tatlı: son zamanlarda google alemlerinde ingilizce konuşma aşkının yerini almanca konuşma aşkı aldı. turist düdükleme rehberi'nin ilk sayfasında yazması gereken bi cümle kendisi.

  • almanca dövmek istiyorum onu: türk erkeğiyim, önce gözlerine iltifat ederim sonra döverim. ben de bazen insanları almanca dövmek istiyorum ama hem bazen almancam yetmiyo hem de sinirlenince o kelimeleri bulamıyorum, unintended şahidimdir. ingilizce dövüyorum ben de. tavsiye ederim.

  • kuzen ile ilgili almanca cümleler: alman dili ve edebiyatında kuzen kavramının yeri çok başkadır. kuzenle ilgili bissürü özlü söz vardır. ece bilir.

  • vote almanca ne: ingilizce bi kelimenin almancasını türkçe aramak.

  • maynen oky: biraz daha zorlarsan almanca konuşabiliceksin hissediyorum bunu.

  • savas to get married calls: savaşma sevişi duymuştum da savaş to get married'i ilk defa duyuyorum. evlenmek için telefon ediyo da olabilir bak. bu ingilizce çok acaip bi dil konsepte göre acaip değişiyo anlamlar, özellikle böyle ağır edebi cümlelerde. voodoo girl bilir.

  • cheated on me savas: evleniyodunuz noooldu?

  • does vermedin make a dog sleep: introduction to tarzanca. anlayan beri gelsin.

  • ella ella mesela dinle: ella elle l'aaa meselaaaa hu hu huuuuu hu huuuuuu

  • erkek siki gör: erkekte ısrar ediyosun?

  • freud tavşan görmek: freud'u rüya tabircisi zanneden zihniyetin hastasıyım. cornflake girl bilir. böyle yazalım ne gördüğümüzü, medyum sigmuş genel olarak yorumlasın, at murtattır, top yuvarlaktır falan desin, o herkes için aynı anlama gelsin. oldu mu? olmadı.

  • gay gıril: zorlama irfan.

  • kıro laflar: sevdiceğiniz için en güzel kıro laflar burda.

  • sahilde abimin beline sarıldım: bu itirafını bizimle paylaştığın için teşekkür ederim. yalnız diilsin.

  • u're so gay lyrics türkçe: bu ve türevi aramalardan o kadar çok var ki şu şarkıyı en sonunda türkçeye çevirerek bi amme hizmeti yapmayı planlıyorum.

  • ünlü piskoloklar: ünlü disleksikler.

Friday, March 27, 2009

Eröristan bağımsızlığını ilan etti



Yıllar yılı akıl ve mantığa karşı verdiği mücadeleler sonucunda nihayet zafer kazanan Eröristan, bugün bağımsızlığını ilan etti. Eröristan'ın kuruluşu coşkuyla karşılanırken dünyanın çeşitli yerlerinde mavi ekranlar eşliğinde yürüyüşler yapıldı ve hata mesajları okundu. Kutlamalar yurtta da etkisini gösterdi. Mersin Tatlıcılar Fedarasyonu, Eröristan'a erör şeklinde künefe göndererek "bu mutlu günlerinde kalbimiz Eröristan'daki kardeşlerimizle" mesajını verdi.

Eröristan cumhurbaşkanı Ayem Natyorfroyd, Eröristan Millet Meclisi'nin açılışında bağımsızlığın erör milletinin kanında olduğunu ve baskılara karşı yılmamanın güzel sonuçlarını görmeye başladıklarını belirtti. Natyorfroyd, sözlerine şöyle devam etti: RÖRERÖREÖREÖÖ

Wednesday, March 25, 2009

Zzzzzz



  • six degrees of separation teorisine göre jensen ackles'la aramda olan 6 kişi: ÇIKIN LAN ARADAN

  • yaptığım her şeyin bende uyuma isteği uyandırmamasını istiyorum artık. "uyuma isteği uyandırmak" da iyiymiş.

  • dün gece hiç uyuyamadım her an her hangi biyerde kafamı koyup küt diye gidicekmişim gibi geliyo. kütüphane olabilir orası mesela. öncesinde faks çekmek için gidiceğim internet cafe olmasın tercihen.

  • geçen gün sigorta şirketine faks çekmeye gittiğimde faksları baya bi meşgul olduğu için çekemedim. zannedersin vj bülentle şiir dolu dakikalar programına faks çekiyorum.

  • unintended'la ecella blog alemine dönüş yaparsa dünyanın daha güzel bi yer haline geliceğne dair kuvvetli bir inancım var.

  • yarın bi koala olarak uyansam iki okaliptus çakıp uyumaya devam ederim.

Sunday, March 22, 2009

birtakım bişeyler

*unintended'ın odasında bi dünya haritası var üstüne de raptiye gibi bişeyle gitmek istediği yerleri işaretlemiş, dünyayı ele geçirme planı gibi duruyo. "çok güzel etmişsin gitmek lazım tabi" filan diyorum bi yandan da "bugün avusturya yarın bütün dünya nıhahah" dicek diye inceden tırsıyorum, odanın çıkışını kolluyorum.

*gıcık ev arkım 800 yıldır bulaşıkları yıkamıyo. bi de not bırakmış dün bulaşıkları akşamüstü yıkicam diye, hala yıkamamış. bulaşıkları yıkamaması beni o kadar rahatsız etmiyo, temiz bardak tabak var onları kullanıyorum sonuçta ama bi gün bulaşıkları yıkamazsam kendine bakmadan bana cikcikcik ötmesi beni deli ediyo sevgili okurlar. bi daha bana bu konuda dırdır ederse kullanıp da yıkamadığı maydonozlu bıçakla kendisine girişmeyi düşünüyorum.

*geçenlerde unintended'ın evinde banyo yaptığımda farkettim ki sıcak suyla üşümeden banyo yapabilmek bana artık lüks gibi geliyo. müzik festivaline gidip çadırda kalıp sonra eve gidip adam gibi banyo yapınca hissedilen şey gibi bişey.

*yatağımın yayları kıçıma batıyo sabahları ağrıyla uyanıyorum, dolayısıyla uykumu da alamıyorum. o şiltenin altında bezelye olduğu için her tarafı moraran prenses masalına bağladım ama kimse "yapmayın etmeyin bu prensestir kurtaralım bunu bu hayattan" demiyo.

*dün gece rüyamda bi kutu dolusu beyaz farem vardı ve kesince içlerinden soğan çıkıyodu. sonradan canlı olduklarını farkedip kesmemeye karar veriyodum. yatağımdaki yaylar bilinç dışıma erör verdirmeye başladı.

*incilerin efendisi başak'tan bayadır ses çıkmıyo. evlenelim evlenelim diye tutturan erkek arkadaşıyla sonunda evlenip soğanlı salçalı yemek pişirme işine girdiğinden şüpheleniyorum. gören bilen varsa haber versin.

*uyumak istiyorum.

Friday, March 20, 2009

hazır mıyız gençler

şu an unintended hanımın malikanesinden bildiriyorum. az sonra yemek yiyip bi house warming partisine gidicez. house warming bahane, haftalardır çalışıp biraz stres atmak şahane.

sınavların ikisi de bitmeden akşam çıkmicaktım ama bugün sınava girip çıkmış bi insan psikolojisini tadınca nasıl olsa yarın çalışamicağmı anladım.

bugün ilk giriş sınavına girdim, fena geçmedi. umutluyum. ikincisi haftaya cuma. gene de ikisinden de geçsem bile herkes çok yüksek yaparsa ilk 160a girememe dolayısıyla sınava tekrar girmek zorunda kalma ihtimalim var o yüzden gaza gelmiyorum. ama gördüm ki imkansız bi sınav diilmiş, şimdi sıçarsam ekimde geçerim. ya ekime ya pipime kadar.

unintended içerde süsleniyo, fazla güzel oldu. yemek de yapmış. evlenicem galiba kendisiyle. bi de "of insanlar ingilizce mi konuşuyo orda, ben ingilizce konuşmak istemiyorum, ingilizce konuşunca derin mevzulara giremiyorum, gelmesem mi ben" demese daha çok evlenicem. ev partisinde ne derin mevzuya giricen lan? olmadı bissürü avustur da olucak orda, alırsın birini karşına, anlatırsın batıdaki individualizmin interpersonal ilişkiler üzerindeki polarizatif etkisini. içimden bi ses daha ziyade herkese türkçe "şerefe" demeyi öğreticez diyo.

şimdi unintended yanıma geldi yazdıklarıma bakmadan "ne yazıyosun? şimdi partiye gidicez bıdıbıdı mı yazıyosun? gerizekalı unintended bi türlü hazırlanamadı benim burda makyajım kuruyo mu yazıyosun" diyo. "makyaj kuruması kavramı" hakkında düşünüyorum şu anda.

bak içerden hala konuşuyo "yaa bu çok gotik oldu olmadı" diye.

uzun zamandır ilk defa eğlenceli bişey yapıyorum çok heycanlıyım anne.

Sunday, March 15, 2009

rutin

bu aralar rutinimi "1:30 da yat ama gene de 10 da kalkama, uyanmak için yatakta doğrul sonra o şekilde uyuyakal, 12de ancak uyan, neden bu kadar çok uyuyorum neden uyanamıyorum diye kendini sorgula ama cevap bulama, netice itibariyle çalışmaya geç başlamak zorunda kal" şeklinde değiştirdim. çok mutluyum. yaşasın hayat.

Friday, March 13, 2009

daha neyler (*)

"BATMAN Belediye Başkanı DTP'li Hüseyin Kalkan, dünya gişe rekorları kıran 'Batman' filminin yönetmeni Christopher Nolan'a, Batman şehrinin adını izinsiz kullandıkları gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor. Kalkan, "Davayı önümüzdeki süreçte filmin çekildiği ABD'de açmayı planlıyoruz" dedi.

ABD'li yönetmen Christopher Nolan'ın yaptığı 'Batman' filminin adının Batman şehrine ait olduğunu ve isim hakkının da kendilerinin olduğunu savunan Başkan Kalkan, konuyla ilgili hukukçuların çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti."

yok artık


türkiye siyasi haritasında batman'ı görüp "aa betmen mii nası yaa" diye şaşırdığımda 7 yaşındaydım. o zamanlar 16 yaşında olan abim de gülüp "o betmen diil batman, bi ilimiz" demişti. benim 7 yaşındayken öğrendiğim bu nacizane bilgi keşke belediye başkanına da nasip olsaydı. haydi türkiyem ileri laylay.



(*) başlık ecella'dan araktır

Thursday, March 12, 2009

gerçek kesit

şimdi size hayatımdan bir kesit sunuyorum:

* abuk subuk rüyalar görürken saat 10 da alarmla uyan. ev arkadaşı daha kalkmadığı ve kaloriferleri açmadığı için kalkınca üşü (kaloriferi açma düğmesi onun odasında ve otomatik olarak çalışmıyo). uyanmakta ayılmakta zorlan.

*yataktan çık, bilgisayarı yatağın yanından masaya taşı.

*kahve yap. dün gofret çikolata bişey aldıysan onu ye. bi yandan bloglara ve facebook'a bak. bu esnada ayılmak için aynı lady gaga şarkılarını dinle.

* aleksandra'dan mesaj gelsin: "günaydın! ben şimdi kalktım saat 12 gibi kütüphanede olucam sen ne zaman geliceksin?"

* "ben de heralde 1 gibi orda olurum gelince ararım seni" diye cevap yaz

* bi türlü popoyu kaldırıp hazırlanama, 10 da kalktığın halde 1:30 da anca evden çık

* yolda sandviç al. hep aynı iki çeşit sandviçten birini ye.

* kütüphaneye var. aleksandra'ya nerdesin diye mesaj at. "yukarda solda" cevabını al.

* aleksandrayı bul, kitaplarını masaya koy, ayaküstü muhabbet et, ders çalışmaya çalış, konsantre olama.

* bi saat sonra aleksandra ve arkadaşlarıyla beraber mola ver, bahçeye çık. kızlar hoşlandıkları çocukları görünce bağıra bağıra gülsün, civciv yavrusu gibi sağa sola koşuşsun, sonrasında da komik olmayan şeylerden bahsedip yarılsın. kayıtsız kal, kahveni iç.

* oflaya poflaya tekrar kütüphaneye gir. çalışmaya devam et. tekrar mola ver, tekrar devam et.

* saat 5te kızlar gitsin sen kal. çalışmaya devam et. saat 8 de bugün gelmek istediğin yere kadar çalışamadığını gör. biraz daha zorla, saat 8 bucukta dayanamayarak eve yürü. yolda don.

* evde yemek olmadığından ve alışverişe gidip gelicek vakit olmadığından evin ordaki türk pizzacısından ya mantarlı ya da ıspanaklı pizza al. "ısıtmayın paket olsun" de. ısıtmaya kalktıklarında gene "ısıtmayın" de.

* eve git bilgisayarı aç pizzayı ısıt bilgisayar karşısında pizza ye. bloglara ve facebooka bak, msn'de çet yap.

* bitki çayı iç. bu odanın hali nolucak diye düşün. toplicak enerji bulama.

* kendini çok yorgun hisset ama ders çalışıp yemek yiyip yatmış olmak istemediğinden otur. sonra kendini kaptır 2'de anca uyu. yatarken sabah artık çamaşırları makinaya atiyim diye düşün. ertesi gün bunu tamamen unut.



şimdi bu kesidimizi 30la çarpıyoruz. çünkü son bi aydır hayatım hafta içi her gün aynen bu şekilde seyrediyo. rutini bozucak bişey olması çok nadir görülen bi durum. genellikle birebir bu şekilde yaşıyorum günlerimi. haftasonu ise ders çalış sonra bi arkadaşla buluş şeklinde seyredebiliyo. geçen cumartesi uzun zaman sonra ilk defa disko disko partizani şeklinde seksem de artık onu da yapamicam sınavlar bitene kadar çünkü sektim mi içiyorum, içtim mi ertesi gün iptal oluyorum, ders çalışamıyorum.

çok yorgunum.

Tuesday, March 10, 2009

dinle, konuşmamız lazım. neden oturmuyorsun?

şu anda yatağımdan bildiriyorum. yatmadan önce bazı merak ettiğim şeyler var:

  • annemlerin evinde çamaşırlar mis gibi kokuyo. benim evimde neden çamaşırlar yıkandıktan sonra tuhaf kokuyo? neden bir vernel ferahlığı alamıyorum ben çamaşırlarımdan? neden üstlerinde zıplama isteği uyandırmıyolar bende? neden kötü kokuyolar da mis kokmuyolar? benim deterjanımın sorunu ne ha?
  • burda neden mütemadiyen fırtına var? neden şemsiyeyle dışarı çıkınca şemsiyeyi kırıcak bozucak kadar hiddetli rüzgar esiyo? neden her allahın günü yağmur yağıyo? londra mı burası? londraysa "londrayım" desin ben de "awight guvna" diyim.
  • neden burda kimle tanışsam, arkadaş olsam vs ille de en az bir seneliğine başka bi ülkeye taşınıyo? niye yerinde duramıyo bu insanlar? ben devamlı yeni arkadaş bulmak zorunda mıyım? ya da gıcık ev arkadaşım niye zanzibar'a taşınmıyo mesela?
  • odam daha ne kadar dağılabilir? her gün kütüphaneydi haftasonu cafeydi ders çalışma modundayken ne ara oda toplicak vakit ve enerji bulucam?
  • neden ne kadar uyursam uyuyim uyanmakta zorlanıyorum? niye bi kere de "oh hoh günaydın yeni gün, günaydın kelebekler, hiçbir güç beni yatakta tutamaz artık, hayata gülümsüyorum" modunda kalkamıyorum da her sabah "ıııh hayııır mıııııı" diye suratımı ovuşturarak zorla kalkıyorum? güneş olmadığından olabilir mi?

sorularım şimdilik bu kadar. iyigeceler.

Monday, March 9, 2009

the english blog

i have two blogs now. the other one is in english. this one will be in turkish only from now on.

the english blog: http://generalguff.blogspot.com

--------------------------------

blogları ayırdım burda sadece türkçe yazıcam yukardaki adresteki ise ingilizce bloğum. öyle.

başak'tan inciler

başak: ya kız bosnalı aslında ama avusturyada doğmuş. burayı vatanı bellemiş yani. canım memleketim diyo, vatan millet tuna diyo

başak blog aç. lütfen. duy sesimizi.

Monday, March 2, 2009

mysterious ducks

ok so i've been watching an episode of cheaters on youtube, where they follow someone who cheats, on request of the partner and then confront them on the act. fweng gave me a link to an episode saying he is going to do a blog post about it so i watched it and then i kept watching other episodes. i don't wanna be stealing his idea but i just couldn't help myself when i saw this scene. sometimes they hide the identity of the cheater or the 3rd person for legal reasons, but can someone please tell me what this is!?!?!










apparently, a bunch of ducks swimming in the lake stated that they would like their identities to remain confidential. they might as well have been detected having sexual intercourse with one another.

the episode is epic so watch it