Tuesday, July 28, 2009

dar

dün holly bizdeydi gene. son bikaç gündür darlayıcı şeyler olup duruyodu etrafımızda. kalktık bize geldik, baktık gene dar dar durumlar. üzülüyosun ama bişey yapamıyosun, o cinsten... biz de kendimize cem yılmaz terapisi yaptık. abimin şaraplarına dadandık, cem yılmaz izledik, sarhoş olup koltuklarda yuvarlandık. tavsiye ediyorum. arada lazım.

peki aroma marka limonatanın tadının pril gibi olması?

gene taşınıyorum. ev arkadaşım email attı, evden çıkıyomuş iş için başka bi şehre yerleşicekmiş evdeki eşyaları da alıcakmış. benim odamdaki eşyaları da alıcakmış (televizyon, üstünde uyuduğum çekyat falan hep onundu) sen istersen kalabilirsin demiş yok canım dedim. ben o eve mobilyalı diye verdiğim kirayı mobilyasızken vermem. bissürü masraf. hem manyak ev arkadaşımdan da kurtulmuş olucam bu vesileyle. bi işte o eşyaları bu sefer nası ve neyle taşicam bilmiyorum. neyse zaten ondan önce bi dönmem ve yeni bi ev bulmam lazım. belki bu sefer nispeten normal insanlarla oturma gibi bi lükse sahip olurum.

peki sitenin bahçesinde "ben özgürlüğün sinek savaşçısıyım" diye bağıran bi çocuk olması?





biraz huzur bulabilsem keşke.

Wednesday, July 15, 2009

tamerlight zone




kim: i am not your freud

kiminle: holly golightly

nerede: i am not your freud'un evi, istanbul

nasıl: çekirdek çitleyerek

ne yapıyor: twilight izliyor


i am not your freud: ohaaa edward aynı tamer karadağlı laaan! yıllar önce kaybettiği çocuğu resmen!
holly golightly: yaa deme öyle güzelim çocuğa!!!
i am not your freud: oha yaa aynısı!
holly golightly: kapatırım bak!
i am not your freud: bak bak şimdi de "bababababa" yapıyo
holly golightly: KAPATIRIM DEDİM

Friday, July 10, 2009

rabbime sordum quagmire dedi




yarın türkiyeye gidicem çok hevesliyim. bavulumu bile şimdiden yaptım gece yarısına bırakmadım -ki tarihte ilktir normalde hep bavulumu gecenin bi yarısı yaparım. bi de bütün gün balerina cif gibi evde temizlik yaptım ev arkadaşım gelicek diye. götüm attı böyle gelince gene bana travma yaşatıcak diye. bu sefer çok sakin geldi. şöyle bi etrafa baktı temizlik yapıldığını gördü tatmin oldu. derin bi nefes aldım. derken eşyalarını oraya buraya bırakmaya, lavoboya saçlarını yaymaya başladı. geçen sefer bana o kadar carladıktan sonra (ki etrafta en ufak bi saç bi dağınıklık bişi yoktu sevgili gönülsel jelibonlar) böyle bi rileks tavırda olmasına kıl oldum inceden ama bişi demedim. sonradan düşündüm aslında öyle olması daha iyi hala umut var demek ki. her dakika diken üstünde olmama gerek yok.

bavuluma dersle ilgili şeyler de koydum. kendime radiohead'den optimistic adlı şarkıyı armağan ediyorum.

lily allen'ın yeni albümü "it's not me it's you" çok güzel. en çok "not fair"i seviyorum.

bugün kendimi iyi hissediyorum.

en yakın zamanda karaoke'ye falan gidip şarkı söyleme ihtiyacımı gidermek istiyorum.

kafiyeli yazmaya başladığımı sezip yazıyı burada kesiyorum

Wednesday, July 8, 2009

sunrise avenue



sunrise avenue severek dinlediğimiz finlandiya'lı bi gruptur. canlı performansları da süper, sahne karizmaları zaten var, eğlendiriyolar. türkiye'de o kadar tanınmamalarını solistin aydın'a benzemesine bağlıyorum. bence bu adam daha az aydın'a benzese bu grup dünya çapında daha iyi yerlere gelebilirdi.

böğ

çok sıkılıyorum.

ders de çalışamıyorum. evde oturup sıkılıyorum sadece. bi bakıyorum gece olmuş. yatıyorum kalkıyorum sabah oluyo. böyle mal mal geçiyo günler. arkadaşlarımın çoğu biyerlere dağıldı yaz diye.

dönmeme az kaldı. umarım istanbulda insanlar vardır da ben gelince biyerlere dağılmazlar. resmen sosyal açlık içindeyim.

hala yağmur yağıyo ve ben artık yağmur görmek istemiyorum. sırf bu yüzden bile devamlı içim sıkılıyo olabilir. belki de bu yüzden içimden hiçbişey yapmak gelmiyo. dışarı çıksam zaten adam gibi gezemiyorum. haftalardır aralıksız yağmur yağıyo. avusturya kraliçesi olduğum zaman... neyse.

insanın yapıcak bişeyinin olmamasının en kötü yanı eski erkek arkadaşını daha çok düşünmeye başlaması galiba.

bakınız sharon stone ne demiş: "Women might be able to fake orgasms. But men can fake whole relationships"

ben en iyisi biraz kitap okuyup uyumaya çalışiyim. bu aralar pek bi sıkıcıyım.

Thursday, July 2, 2009

hayat geri gelir

aylin aslım'ın "canını seven kaçsın" adlı yeni albümünde "aşk geri gelir" diye bi şarkı var. onu dinliyorum bu aralar baya bi.

"geçmişi bırak yoluna bak
her şey yenilenir
hayat geri gelir
arkadaşlar geri gelir
aşk geri gelir"

ailesel sağlık durumlarında düzelmeler olması baya baya iyi geldi.

ev arkadaşım hala şehir dışında. kafamı dinliyorum. bi de onu çekemicektim kötü zamanlarda o yüzden süper oldu.

üniversiteden bi arkadaşım evleniyo, türkiye'ye gidince düğününe gidicem. çok acaip bişeymiş insanın arkadaşının evlenmesi. ilk defa bi arkadaşım evleniyo. ciddi ciddi yaşım ilerledi hissiyatına kapıldım. bi de bugün unintended'la "my big fat greek wedding"i izledik. çok şeker bi film ama gençleri evliliğe özendiriyo. biz özendik mesela burdan.

yarın bi arkadaşımla tuna nehri kenarına gidip "voleybol oynayan karın kaslı adam" yanı bi yer bulup çimenlerde serilmeyi planlıyorum. hava güzel olursa tabi... bu aralar bi acaip sıcak oluyo sonra birden bire deli gibi yağmur yağmaya başlıyo. havaların daha istikrarlı olduğu memleketime yapıcağm ziyareti heycanla bekliyorum.

bu arada yatmam lazım ama family guy izlemeden duramıyorum, nası olcak bu işler bilmiyorum.

bi de bişiler daha dicektim sanki ama unuttum hatırlayınca derim.