Wednesday, August 19, 2009

summer stretching on the grass, summer dresses pass

her tarafta limonata reklamları patlıyo ya çok acaip yılların limonatası bu sene bi moda oldu nedense. hayır yeni bişey de diil yani bütün markalar aynı anda abandı. sütaş da "ayran için çok enerjik olur zıplarsınız" diyo ama ı-ıh ben bu sıcakta onu içersem uyurum. zaten gün içinde uyumamak için zor tutuyorum kendimi. sıcaktan koltuğa yapışırken gözlerimin kapandığı oluyo. bu sefer de "şimdi uyandım geri uyumiyim" ile "bu saatte uyursam abuk bi saatte uyanırım gece uyuyamam" arasında bi yerde olduğumdan uyumamaya çalışıyorum. akşamüstü hava biraz serinlediği zaman ancak bulunduğum yerden dışarı çıkabiliyorum. ama geçen gün bi değişiklik yapıp bi arkadaşımla gündüzden kilyosa gittim. solar beach'in sayfasında beşiktaş'tan servis kalktığı yazıyo, o yalanmış gayet. sorduk soruşturduk, yok öyle bişi dediler. biz de mecburen minibüsle sarıyere, ordan başka bi minibüsle kilyosa gittik. beşiktaş - kilyos arası 2 saat süren bu sıkış tıkış yolculuk esnasında anladık ki araba olmadan kilyosa gidilmiyomuş. baktık daha çok yürümemiz lazım, solar'ı salladık halk plajına daldık. gayet güzeldi. yaz bitmeden gidin yüzün ama halk plajına gidicekseniz katlanabilir şezlong falan götürün. halk plajı hafta arası 5 haftasonu 10 tl, solar falan da haftasonu 30. artık siz de sadece 5 liraya plaja gidebilir, doyasıya yüzmenin tadını çıkartabilir, arkadaşlarınızla beraber muhteşem bir gün geçirebilirsiniz! bu gerçekten inanılmaz, jim!

gitmeme az kaldı sayılır, günler çok çabuk geçiyo. gider gitmez ev aramaydı, ev taşımaydı, bilmemneydi bisürü işle uğraşıcam diye şimdiden geriliyorum.

viyana'da konserlere aktivitelere katılan insanlarla tanışmak istiyorum. bi konser bişey oluyo benle gelen kimse olmuyo sonra ben de tek gitmek istemiyorum gitmiyorum... saçma bişi oluyo. bi u2 bi pearl jam olsa affetmezdim heralde gerçi, hipnotize olmuş gibi giderdim yalnız malnız. ben burdayken u2 viyana'da konser verdi yaz yaz, ne kadar içime oturduğunu anlatmaya kelimeler yetmez. sen ben ordayken gelme gelme...!!!!

neyse u2 demişken kendilerinin "party girl" adlı bu az bilinen şeker şarkısını bi sepetin içinde kapınıza bırakırcasına buraya koyup gidiyorum.




edit: bu zımbırtı çalışmıyo mu ne

dıdıt: o zaman buyrun burdan yakın

Friday, August 14, 2009

yuha




- ormanda 10 kaplan gücünde... bu kadarını söylüyorum...
- uykum geldi niyazi, 3 maymuna bağladım hadi artık


hırsst hırrst daha büyük en büyüüük diye delirirken kan beyne ulaşmamış, "söyleceksiniz" diyivermişler. gerçi cümlelerin hepsi birbirinden yamuk.

Wednesday, August 12, 2009

böyle bişey varmış yaa zamanında



3:08'deki seksapel?

"parolasını kalbime gömdüm msn'im hiç açılmayacak
çevrimdışı görünüyorum
bana şifremi kim hatırlatacak?"

klip, kadının msn nicki AŞKIM olan aşkı ile arasında geçen bir konuşma üzerinde dönüyor. adam kadına "seni çok seviyorum" dediğinde kadın "ne kadar çok?" diye soruyor ve olaylar karışıyor. klip, adamın "tahmin edemeyeceğin kadar çok" dediği sürpriz bir sonla izleyiciyi ters köşeye yatırıyor.

Monday, August 10, 2009

delice bile bile göre göre yana yana kana kana

dün gece kuzenimle beyinlerimizin yanmasına şahit olduk. zannedersem sinan özen'in "öpsene beni" parçasının klibini izleyip kendisinin msn smiley'si tadındaki mimiklerini "bu bakış sana" "bu kaç göz yapış senin" şeklinde birbirimize armağan ederken bir anda 90'lar türkçe pop akımına kapılıverdik. ama böyle "mustafa sandal'ın bu kız beni görmeli diye şarkısı vardı di mi ne acaip" gibi bi moddan bahsetmiyorum burda, sevgili blogsal oluşumlar. baya baya hatıra konteynerlerimizin tozlu raflarına iteklediğimiz ve o yıllardan sonra ilk defa dün gece dinlediğimiz şarkılar ve izlediğimiz klipler oldu. bu vesileyle yıllardır ekranlarda görmediğimiz "paintbrush efektleri", "suya tekme atma", "yanan variller", "filmden sahne kaçırma" gibi 90'lar türkçe pop klip enstantanelerini de yeniden görmüş olduk. takdir edersiniz ki bayaa bi nöron kaybı yaşadık.

şu şarkıları herkeslere hatırlatmayı kendime borç bilirim:

asya - vurulmuşum sana
ateş - çingene ruhum (herkesi bu şarkıyı açıp gerekli yerlerde "vuuu" diye bağırmaya davet ediyorum)
eda özülkü - uçurdum da uçurdum
seyyal taner - alladı pulladı
nazan öncel - aynı nakarat
seçil - uhde
şebnem özsaran - mega megaloman
sibel tüzün - anca beraber
tuğçe san - güneşten sıcak
yeşim salkım - ben yoldan gönüllü çıktım
zerrin özer - olay olay
yonca evcimik - tükendik (aslında çok ideal bir joy fm klasiği olabilirmiş bu bak, gerekli uzunlukta saksafon sololarına sahip)
nalan - tutmayın beni (o saçlarına taktığı boncuklar ne patlamıştı yurt çapında)
yonca evcimik - şeytana uydum
bendeniz - ya sen ya hiç
melis sökmen - maçka
aysun kocatepe - bir naz bir naz
gökhan kırdar - yatağına göz koydum (hey gidi elektronik müziğin prensi gökhan kırdar, ilk albümünü unuttuğumuzu mu zannettin? bi de "ah ayartan yar" var söyletme beni şimdi)
nazan yeşiltan - küçücüğüm
seyyal taner - sen çok yaşa (hapşırma efektiyle başlayan şarkı. seyyal taner'in zılgıt eşliğindeki robotik dansları için klibini izlemenizi öneririm)
sibel alaş - bende hüküm sür
aylin livaneli - bana müsaade
aylin livaneli - çakmak çakmak
sonat bağcan - nereye gidiyorsun
tuğrul arsever - benden günah gitti
candan ertekin - hangi aşk adil ki
deniz arcak - vurur
seden gürel - aklımı çelme
aşkın nur yengi - hiç ummazdım (klibinde kendisini koltukları hunharca iterek godzilla gibi temizlik yaparken görebilirsiniz)
jale - üzgünüm
akın - bırakın dönsün dünya (biz çocukken bütün 5 yaşındaki çocukların çizdiği "dünyanın üzerinde el ele tutuşarak duran çeşitli ırk ve milletlerden insanlar" şeklindeki resim kafasında bi klip. izlemeyen cennete gidemez. ellemeyin arkadaşım ayrıca, kendi dönüyo o)



bazıları isim olarak yabancı gibi gelse de dinlerken sözler yer yer ağzınızdan otomatikman çıkabilir. panik yapmayın.

unutmayalım, unutturmayalım.











bonus: şu anda şunu buldum ve beynimde yeni yanıklar ortaya çıktı. ne olay olmuştu yalan rüzgarı'ndaki herif falan hey gidi günler

Link: Pınar Aylin - Michael Damian - Don`t Make Me Wait