Monday, October 18, 2010

snap out of it




geçen gün bi cafe'de arkadaşımla onun köpeğine o esnada bestelediğimiz "seni gidi küçük fare" şarkısını söyleyip köpeği dansettirirken artık neden erkek arkadaşımız olmadığını merak etmemeye karar verdik :)

yine aynı arkadaşımla konuşurken dönem dönem bi adamı takıntı haline getirmezsek rahat edemediğimizi farkettik. sevgili olmasına gerek yok. takıntı haline getirince de rahat edemiyoruz gerçi. mütemadiyen rahatsızız. "madem huzurlu bi ilişki yaşayamıyorum, o zaman huzursuz bir bekar olayım" mıdır nedir bunun mantığı çözemedim. sonra kendime kızıyorum ya manyak mısın taktın elin adamına bıraaaaak aaaaa madem bekarsın bekarlığını yaşa "oooh kafam rahat hops hadi kanka eller havaya" yap diye. eller havaya yaparken gözün fıldır fıldır olmasın ay o mu geldi aman bunu mu dedi diye. diye diye ne diye?

yeni geçici ev arkadaşım ispanyola her gün düzenli olarak çamaşır yıkıyo, sevgili yumoşla yıkanmış çamaşır kokulu yatak örtülerim. kız resmen boş zamanlarında ispanyaya telefon etmekten, mutfakta rastladığı ev ahalisini o gün başına gelen her şeyi en ufak detayıyla anlatarak kitlemekten ve çamaşır yıkamaktan hoşlanıyo. bi yandan da iyi bi kızcağız, gıcık oldukça kendimi kötü hissediyorum. sonra bişey yapıyo, geçiyo bu hislerim.

o elektrik faturası bi gelsin ispanyola, bütün şarkılarım hep sana olucak.



edit: şekil 1-a: kız kalbini almış orda beklerken uygun bir aday oradan geçmiş bulunuyordu

2 comments:

Eliza Doolittle said...

Ben de "good old days" temalı geri bakışlar yapınca olayın bazen de biraz "kendine meşgale yaratmak" konulu bi aşk meşk arayışı olduğunu düşünürüm Freudcan. Sevişmelerin yansıması kadar keyifli, kavgaların şiddeti kadar hararetli diil midir, bunları sonradan kızlarla mincik cincik tartışmalar?!

i am not your freud said...

valla haklısın elizacan. meşgale yaratıyoruz zihnimize. bu rahatsızlık durumundan, bütün bunları analiz etmekten keyif alıyoruz. halbuki kendimi daha yararlı işlere adasam mesela ne yol katederim he hayatta :)