Thursday, January 20, 2011

bitse de gitsek

uzun zamandır buraya bişeyler yazmıyorum. peki neden yazmıyorum? bunun çeşitli nedenlerini incelememiz gerekirse yazıcak bi şeyim yok ondan yazmıyorum. tağam mı?

staj işi içimi sıkmaya başladı, çıkacağımı ne zaman söylesem diye düşünüyorum. iş yeri ortamı ve beni sinirden çıldırtan 2 insan... empati yoksunu saygısız bi terapist ile agresyonunu gizlemeye çalışırken saçma sapan çıkışlar yapan ve düşüncesiz laflar eden bi öğretmen. genellikle bu lafların hedefi olan ve stajı bırakıcağmı söyleyince onlarla yapmak durumunda kalacağım konuşmayı düşünüp iyice sinirlenen ben... bunlarla meşgul kafam.

dün kafamı dağıtayım diye film izleyeyim dedim. the social network'ü izledim. sonra da the social network izlemek yerine yapabileceğiniz daha üretken ve eğlenceli aktiviteler listesi hazırladım:

-tırnak kesmek
-cips paketindeki cipsleri saymak
-klavye temizlemek
-olası bi uzaylı saldırısında izlenecek stratejileri belirlemek

öf öyle bayık bi film. izlemeyin. ödül de almasın ayrıca yeter.

golden globes'daki performansından sonra ricky gervais'e olan hayranlığım bi kat daha arttı. akşamları evde the office izleyip izleyip kıkırdayarak stres atıyorum.

sinirli bir değneğim olsa o değnekle iş yerindeki o iki kişiyi döverdim. o da sinirini atardı ben de.

pasif agresif bi insan olmaktan memnun diilim. en yakın zamanda aktif agresif bi insan olmak suretiyle ruh ve beden sağlığıma katkıda bulunmak istiyorum. her türlü yardıma açığım.

3 comments:

pharaoh said...

yaşasın aktif agresiflik! :) en kısa zamanda buna içelim ;)

caéromil said...

Bişey diyim mi?
Social network'u ben de sevmedim. Ama o sebepten değil, kıskançlıktan hasetten. Milletin kaldığı yurdu, okulun klüplerini, güzelim amfileri görünce bizim kantindeki çay ocağı geldi aklıma ondan uyuz oldum iğrendim tokatlamak istedim.
Ama tırt film.

Ama yine de iç baysa da insanın bir işi olması eşittir kalp smileyi.

i am not your freud said...

pharaoh: içelim kuzum. içelim güzelleşelim.

caéromil: harward ya olsun o kadar. ben de sabancı'ya arkadaş ziyaretine gittiğimde bizim okulun kantinini düşünüp bunalıma giriyodum. ay yok olmasın öyle iş ya iş dediğim de beleş staj. sinir sahibi oldum.