Thursday, September 1, 2011

evimizin ingiliz işgalinden kurtuluşunun 1. gününü bisküvi yiyerek kutladık



biliyorum bu resmi önceden koymuştum ama şu anda daha uygun bi resim olamaz. avusturya'ya döndüğümde bi de baktım evimiz ingiliz mandasında. bi tane kız vardı, ev arkadaşlarımızdan biri yokken onun odasını kiralamıştı 1 aylığına. bu kız işte ingiliz, bi kız bi de bizim sarıkızla kenks(ti). işte o gelirken ingiltere'deki 19 yaşındaki bebelerin yarısını yanında getirmiş. ev oldu mu sana skins dizisi? 4 kişi bizim evde bi odada kalıyolar, bi de gece çıktıklarında eve dönmek isteyen olursa anahtarı verip yolluyolar, sonra diğerleri sabaha karşı gelip kapıda kalıyo. zavallı sarıkız 2 kere üst üste sabahın 6sında uyanıp bunlara kapıyı açmak zorunda kaldı. hatta apartman kapısı kilitli olduğu için aşağı inip bi de o kapıyı açması gerekti. neyse ki ben derin uyuyorum. bi de kızıyosun, özür dileriz diyip gene yapıyolar. son gecelerinde onlar dışardayken sarıkız zili geçici olarak bozdu, araya bi kağıt falan sıkıştırdı, evin zili çalmıyo. "naparlarsa yapsınlar, ben uykusuz kalıp işe uykusuz gitmekten sıkıldım, aynı anda eve gelsinler" dedi. çünkü birisi anahtarla önceden eve giderse ve uyursa kesinlikle telefonunu da kapıyı da duymuyo, olan sarıkız'a oluyo. sabah kalktım baktım beni aramışlar defalarca, sessizdeydi telefonum. bi arkadaşlarında oturup sabahlamışlar sonra, kendi arkadaşları uyanana kadar.

bütün bunların yanı sıra evi bok ettiler, ne bi bulaşık yıkıyolar, ne tabaklarını kaldırıyolar, kötü kokuyolar, o oda zaten oldu sana gaz odası... ama asıl olay evden çıktıkları gün patlak verdi. kız geçici kiraladı odayı dedim ya, bunların hırvatistan'a festivale gidicekleri gün kadrolu geçici ev arkadaşımız ispanyola o odaya taşınıcaktı. gitmeden odayı temizlemeleri gerektiğini 100 kere söylememize rağmen eve bi geldik, savaş alanı. ben salonu toparlamaya başladım, sarıkız da odayı temizlemeye başladı ama nası sinirlendik belli diil. tam 3 saat boyunca evi dezenfekte ettik. o odadan neler çıktı! çöpler, her yerde dolu kül tablaları, yerde tanga, benim bi tane tişörtüm?! resmen bi kısım eşyalarını alıp gitmişler. bikaç gün sonra avusturya'ya dönücekler diye eşyalarının yarısını da odada bırakmışlar; laptoplar, kıyafetler... insan taşınıcak o odaya dedik, sallamamışlar. biz de bütün eşyalarını dev bi çöp torbasına doldurup kilere koyduk. bugün dönmüş olmaları lazım, nerde kalıcaklar bilmiyoruz. bi ara bize gelip eşyalarını almaları lazım, asıl o zaman gerginlikler patlak vericek. bi de bu asıl kiracı olan kız, dediğim gibi, sarıkız'ın en yakın arkadaşıydı. ben hiçbi arkadaşımla kapı zilini bozucak mertebeye gelmedim. onların da araları bozuldu baya bi, gerçi bi tavşan-dağ muhabbeti var, ingiliz kızın pek salladığı yok, ama sarıkız ondan "ex best friend" diye bahsediyo.

ay bi de ben yokken odama girmişler bişiler yapmışlar, öf düşündükçe uyuz oluyorum. o ingiliz kız baya baya takılmış sanırım odamda erkek arkadaşıyla, kanıtlar o yönde. ama kabul etmiyolar. adamların kanında mı var istila etmek nedir, burası irlanda diil kardeşim, çekin işgal kuvvetlerinizi diyesim geldi. neyse, bundan sonra nah size bizim ev diyerek sınırımızı çizdik, artık burdaki son 2 günlerinde sokakta mı yatarlar naparlar bilmem.

4 comments:

Dudu said...

Puskurttun beni beybi yaa :)) Sarikiz betermis yalniz ne numaralar var o ablada oyle yaa zile kagit koymalar filan :)) donusun muhtesem olmus bebegim :)

i am not your freud said...

hihi evet şekerim. you don't wanna mess with the sarıkız :D teşekkür ederim öperim

Ay BU KIZ said...

"bundan sonra nah size ev"i tam vurgusuyla hissettim.. hahahah.. (goca yazıda takıldığım nokta )

i am not your freud said...

ahahah hislerimi paylaş ayro