Thursday, August 9, 2012

yaz falan

şu anda güzide bir tatil beldesinde annemle babamın yanında tatil yapmaktayım. aile saadeti ve cinneti yin yang'inden kombo beğenirken bir yandan da denize girmekteyim. buranın kötü yanı genç insan yok bi de gidecek yer yok. bizim siteden yan siteye geçip dondurma alıp gelmek akşamları yaptığım en büyük çılgınlık oluyo. ben de kendimi kitaba, okumaya, ilme verdim. her yaz olduğu gibi bu yaz da bir freud okuma kampanyası yürütmemin yanı sıra bi de geyiğine cosmopolitan aldım bu ay ve anladım ki son 10 senede hatta belki 20 senede kadın dergilerinin gündemi zerre değişmemiş arkadaş. yıllar önce alıp atmayı unuttuğum bi kadın dergisi vardı evde, onunla da karşılaştırdım. konular aşağı yukarı her sayıda şöyle:

-erkeğinizi yatakta çıldırtıp takla attırmanın 25 seksi yolu (ki genelde bu çılgın fikirler "yatakta pis pis konuşun, ana avrat düz gidin"den öteye geçemiyo)
-erkeklere sorduk: neden seks?
-düz bir karına sahip olmanın 56 yolu
-test: eski sevgilinizi unutabildiniz mi? (soru 1: onu düşünüp ağlıyo musunuz?)
-erkek gözüyle: (burda adının cenk, emre falan olduğu iddia edilen insanların ilişkisel konulardaki çeviri türkçesi yorumları bulunuyo)
-burcunuza göre giyim rehberi

bi de itiraf köşesi gibi bişi var, onların da gerçek olmadığı gün gibi aşikar. neden diye soracak olursanız izmir'den melike'nin "doğrusunu söylemek gerekirse tamamen rezil olmuştum. bu gerçekten de inanılmaz utanç vericiydi. bir daha o yere asla gidemedim ve sanırım bu hikayeyi sizden başka kimse bilmeyecek." şeklinde konuştuğunu sanmıyorum.

geçenlerde sahilde kendi kendime takılırken orda yazlığı olan uzak bi akrabamız gelip beni bir güzel darladı. tutturdu "bana psikolojide en önemli şey nedir, bi cümleyle özetle" diyo. ya ben yıllarımı vermişim bak hala okuyorum, sen bana bi cümle diyosun. annen de mi böyle kolaycıydı be uzak akraba? hayır bi de ben de salak salak "hangi ekole göre, hangi konsepte göre?" falan diye soruyorum. kadının duymak istediği şey belli aslında. ya "psikoloji içimizde" gibi bişi dicem, ya "sevgi" dicem, ya da işaret parmağımla kafatasıma tık tık tık yapıp "her şey burda bitiyo" falan dicem, o yoluna ben yoluna. lanet olsun içimdeki etik aşkına a dostlar.

burda yapıcak bişi olmadığından dolayı insanın bişileri düşünücek, gözlemlicek, gözden geçiricek çok zamanı oluyo. mesela yarın bir çılgınlık edip değişik bir dondurma çeşidi denemeyi düşünüyorum, ama söz vermiyim şimdi belli olmaz.